Bir şüphelinin, kendisine CMK m.147'deki hakları hatırlatılmadan ve henüz suç isnadı yapılmadan, olayın hemen ardından kolluk görevlilerine kendiliğinden verdiği ve suçu işlediğini belirten beyanları, CGK-K.2022/430 sayılı karar ışığında delil olarak nasıl bir nitelik taşır ve hükme esas alınabilir mi?
CGK-K.2022/430 sayılı kararın analizine göre, bu tür bir beyan 'ifade alma' veya 'sorgu' kapsamında kabul edilmez. Ancak, somut olayda olduğu gibi, kolluğun olay yerine geldiğinde en azından taksirle ölüme neden olma suçu bakımından şüphe somutlaşmışsa, CMK m.147'deki haklar hatırlatılmadan ve müdafi olmadan alınan bu beyanlar, sonradan sanık tarafından doğrulanmadığı takdirde, CMK m.148/4, m.206 ve m.217 uyarınca 'hukuka aykırı delil' sayılır ve hükme esas alınamaz. Metindeki çoğunluk görüşü bu yöndedir. Karşı oy ise bu beyanın 'ikrar' olmasa da 'emare' niteliğinde değerlendirilebileceğini savunmaktadır.