Cinsel istismar suçunda, mağdurun ruh sağlığının bozulduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmekle birlikte, raporda bu bozulmanın birden fazla sanığın eylemlerinden kaynaklandığı ve sanıklar arasında tıbben bir ayrım yapılamadığı belirtilmiştir. Bu durumda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince yargılanan sanık hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanmamasının temel hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #157289

Temel hukuki gerekçe, sanığın eylemi ile mağdurun ruh sağlığının bozulması arasındaki illiyet bağının tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilememesidir. Metinde atıf yapılan CGK-K.2022/782 sayılı kararda da belirtildiği gibi, ceza muhakemesinin evrensel ilkelerinden olan 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi uyarınca, illiyet bağına ilişkin şüphe sanık lehine yorumlanmalıdır. Mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın münhasıran yargılanan sanığın eyleminden kaynaklandığı kesin olarak kanıtlanamadığında, TCK'nın netice sebebiyle ağırlaşmış halini düzenleyen ilgili hükmü (TCK m.103/6) uygulanamaz.