Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/312 sayılı kararında tek fiille birden fazla suç (kaçmaya imkan sağlama, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama) işlendiği kabul edilmiştir. Mahkemenin bu fiili bölerek bir suçtan mahkumiyet, diğerlerinden beraat vermesi CMK m.225'e neden aykırıdır? TCK m.44 (fikri içtima) bu durumda mahkemeye nasıl bir yol göstermeliydi?
YCGK 2019/312 kararında, sanığın tek bir eylemiyle (polis memuruna profil demirle vurması) birden fazla suçun (kaçmaya imkan sağlama, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama) oluştuğu kabul edilmiştir. CMK m.225/1'e göre hüküm, iddianamede unsurları gösterilen 'fiil' hakkında verilir. Eğer ortada hukuki anlamda 'tek bir fiil' varsa, mahkeme bu fiili bölerek, aynı fiilin bir kısmından dolayı mahkumiyet, bir kısmından dolayı beraat kararı veremez. Bu, fiilin bütünlüğüne aykırı olur. TCK m.44 (fikri içtima), işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişinin, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağını düzenler. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, öncelikle iddianamede anlatılan tek fiilin sübut bulup bulmadığını tespit etmek, eğer sübut bulmuşsa bu fiilin hangi suçları oluşturduğunu belirlemek ve TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan (somut olayda kaçmaya imkan sağlama) tek bir mahkumiyet hükmü kurmaktı. Diğer suçlardan ayrıca beraat kararı vermek, tek fiilin parçalanması ve CMK m.225'in ruhuna aykırılık anlamına gelir. Fiil ya bir bütün olarak cezalandırılır (en ağır suçtan) ya da unsurları oluşmamışsa beraat edilir.