Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/265 E., 2023/178 K. sayılı kararında, müsadere talebi açısından 'usulüne uygun açılmış bir müsadere davasının bulunmadığı' tespiti yapılmıştır. Müsadere bir güvenlik tedbiri olmasına rağmen, CMK m.225 kapsamına girmesi ve iddianamede açıkça belirtilmesi veya fiilin anlatımından bu sonuca varılabilmesi gerekliliği nasıl açıklanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156455

Müsadere, TCK'da bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiş olsa da, kişinin mülkiyet hakkına ağır bir müdahale teşkil eder ve ceza muhakemesi sonunda verilecek bir karardır. Bu nedenle, CMK m.225/1'in 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir' ilkesi, dolaylı olarak müsadere taleplerini de kapsar. YCGK 2022/265 E., 2023/178 K. kararında, iddianamede aracın müsaderesine ilişkin açık bir talep olmadığı gibi, fiilin anlatımından da bu sonuca varılamadığı, aksine müsaderesine yer olmadığına dair bir ifadenin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, 'usulüne uygun açılmış bir müsadere davasının bulunmadığı' kabul edilmiştir. Mahkemenin, iddianamede açıkça talep edilmeyen veya fiilin anlatımıyla ilişkilendirilemeyen bir konuda, özellikle mülkiyet hakkını etkileyen müsadere gibi bir tedbire kendiliğinden karar vermesi, 'davasız yargılama olmaz' ilkesine ve CMK m.225'e aykırı olur. Sanığın/ilgili kişinin, müsadere talebine karşı savunma yapabilmesi için bu talebin iddianamede yer alması veya en azından fiilin anlatımından açıkça anlaşılması gerekir.