CMK Madde 225 (Hükmün Konusu) ve CMK Madde 230 (Hükmün Gerekçesi) arasındaki ilişkiyi 'yargılamanın sınırlılığı' ilkesi ve 'gerekçeli karar hakkı' bağlamında değerlendiriniz. Bir mahkeme, CMK m.225'e uygun olmayan bir fiilden veya failden bahsederse, bu durum CMK m.230 açısından nasıl bir sorun yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156452

CMK Madde 225, 'yargılamanın sınırlılığı' ilkesini somutlaştırır; mahkeme ancak iddianamede gösterilen fiil ve fail hakkında hüküm kurabilir. CMK Madde 230 ise, kurulan bu hükmün 'gerekçeli karar hakkı' çerçevesinde hangi unsurları içermesi gerektiğini düzenler. İki madde arasında sıkı bir ilişki vardır: 1. Gerekçenin Kapsamı: CMK m.230/1-b'ye göre gerekçede 'delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi' gerekir. Bu tartışma ve değerlendirme, CMK m.225 ile sınırlanan, yani iddianamede konu edilen fiil ve faile ilişkin olmalıdır. Mahkeme, iddianame dışı bir fiili veya faili gerekçesine dahil edip buna dayanarak bir sonuca varamaz. 2. Suçun Nitelenmesi ve Fiil: CMK m.230/1-c, gerekçede 'ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi'nin gösterilmesini ister. Burada 'sabit görülen fiil', CMK m.225/1 uyarınca iddianamede gösterilen fiil olmalıdır. Mahkeme fiili farklı nitelendirebilir (CMK m.225/2) ancak fiilin kendisini değiştiremez veya iddianame dışı bir fiili esas alamaz. Eğer bir mahkeme, CMK m.225'e aykırı olarak iddianamede yer almayan bir fiilden veya failden bahseder ve bu durumu mahkûmiyetinin veya beraatinin gerekçesi yaparsa, CMK m.230 açısından da sorun yaratır. Çünkü: a) Hükme esas alınan fiil, iddianamedeki fiil olmayacaktır. b) Delillerin tartışılması, dava konusu olmayan bir olaya kaymış olacaktır. c) Ulaşılan kanaat, hukuken yargılama konusu yapılamayacak bir duruma dayanmış olacaktır. Bu durum, hem CMK m.225'in ihlali (davasız yargılama) hem de CMK m.230'un ihlali (yetersiz, hukuka aykırı gerekçe) anlamına gelir ve hükmün bozulmasını gerektirir.