Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/5777 E., 2018/146 K. sayılı kararında, sanıklar hakkında mağdurlara yönelik yaralama ve öldürmeye teşebbüs suçlarından 'denetime imkan vermeyecek şekilde ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın ortak hükümler kurulması' neden CMK m.230 ve diğer ilgili maddelere aykırı bulunmuştur?
Yargıtay 1. CD'nin 2016/5777 E., 2018/146 K. sayılı kararında, birden fazla sanık ve birden fazla mağdurun olduğu bir olayda, mahkemenin her sanığın her bir mağdura karşı gerçekleştirdiği iddia edilen her bir eylemi (yaralama, öldürmeye teşebbüs) ayrı ayrı değerlendirip, her bir suç isnadı için delilleri tartışarak, ulaşılan kanaati ve hukuki nitelendirmeyi belirterek ayrı ayrı hükümler kurması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yerine, 'denetime imkan vermeyecek şekilde ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın ortak hükümler kurulması', CMK m.230'un (gerekçede iddia ve savunmanın, delillerin tartışılmasının, ulaşılan kanaatin ve fiilin nitelendirilmesinin gösterilmesi) ve CMK m.232'nin (hüküm fıkrasının neleri içereceği) ruhuna aykırıdır. Her sanığın durumu, her eylemin özellikleri, her mağdurun uğradığı zarar farklı olabilir. Ortak ve genel bir hüküm, Yargıtay denetimini zorlaştırır, hangi sanığın hangi eylemden, hangi delillere dayanılarak sorumlu tutulduğunun net bir şekilde anlaşılmasını engeller. Bu durum, aynı zamanda CMK m.225 (hükmün konusu ve yargılamanın sınırlılığı) ile de ilgilidir, çünkü her bir fiil ve fail için ayrı bir değerlendirme ve hüküm kurulması gerekir. Bu yapılmadığında, karar gerekçesiz ve denetime elverişsiz hale gelir.