Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/2921 E., 2017/191 K. sayılı (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı üzerine verilen) kararında, sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı ihbarı üzerine önleme araması kararına dayanılarak yapılan üst aramasının hukuka uygun bulunmasının gerekçeleri nelerdir? 'Suçüstü' halinin ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.8/f'nin bu karardaki rolü nedir?
Yargıtay 10. CD'nin YCB itirazı üzerine verdiği bu kararda, sanığın uyuşturucu ticareti yaptığı ve o an sokakta olduğu bilgisi üzerine gidildiğinde, sanığın başka bir kişiyle görülmesi ve Kuşadası Sulh Ceza Hakimliği'nin önleme araması kararına dayanılarak yapılan üst aramasında uyuşturucu ele geçirilmiştir. Daire ilk kararında adli arama kararı gerektiğini belirtmişken, itiraz üzerine bu kararını kaldırmış ve aramayı hukuka uygun bulmuştur. Gerekçe olarak, YCGK'nın 2016/10-57 E., 2016/374 K. sayılı ilamına atıfla, sanığın şüphe üzerine durdurulması sebebiyle 'suçüstü' halinin söz konusu olması ve CMK m.90/4, PVSK Ek 6 ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.8/f'deki 'suçüstü halinde karar alınmadan arama yapılabileceği' düzenlemeleri gösterilmiştir. Kolluğun işlenmekte olan bir suçla karşılaşması nedeniyle derhal tedbir alarak arama yapması hukuka uygun bulunmuş, ayrıca arama kararı gerekmediği belirtilmiştir. Önleme araması kararının varlığı da ek bir güvence olarak değerlendirilmiş olabilir. Bu karar, somut emareler üzerine gelişen suçüstü hallerinde kolluğun arama kararı olmaksızın delil elde etme yetkisini geniş yorumlayan bir yaklaşımdır.