CMK Madde 90/1-a (kişiye suçu işlerken rastlanması) ile CMK Madde 90/1-b (suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığı veya kimliğini belirleme olanağının bulunmaması) arasındaki temel fark nedir? Herkes tarafından yakalama yetkisinin kullanılmasında bu farkın pratik sonuçları nelerdir?
CMK Madde 90/1-a'da, kişinin suçu işlediği ana (in flagrante delicto) bizzat tanık olunması durumu ifade edilir. Bu durumda, suçun işlendiği açık ve net bir şekilde görülmektedir. CMK Madde 90/1-b'de ise, suçüstü bir fiil işlenmiş ve fail izlenmektedir; ancak yakalama için ek koşullar olan 'kaçma olasılığı' veya 'hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması' aranır. Temel fark, 90/1-a'da suçun işlenme anına şahitlik varken, 90/1-b'de suç işlendikten hemen sonraki takip ve ek koşulların varlığıdır. Pratik sonucu, 90/1-a'da yakalama için başkaca bir koşul aranmazken, 90/1-b'de vatandaşın yakalama yapabilmesi için failin kaçma ihtimalinin somut olması veya kimliğinin o an tespit edilememesi gerekir. Her iki durumda da yakalayanın kişiyi derhal kolluğa teslim etme yükümlülüğü vardır (CMK m.90/5).