Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2950 E., 2018/178 K. sayılı kararında, 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve güvenlik güçlerine direnme suçlarından beraat kararı verildikten sonra, aynı eylemin TCK m.179/1'deki trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçunu oluşturduğu kabul edilmiş, ancak bu suçtan açılmış bir dava bulunmadığı belirtilerek CMK m.225'e muhalefet edildiği saptanmıştır. Bu karar, fiilin hukuki niteliğindeki değişikliğin sınırlarını nasıl çizmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156424

Yargıtay 16. CD'nin 2017/2950 E., 2018/178 K. sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk hakkında 2911 sayılı Kanun'a muhalefet ve TCK m.265 (görevi yaptırmamak için direnme) maddelerinden dava açılmış ve bu suçlardan beraat kararı verilmiştir. Ancak mahkeme, çocuğun lastik yakma ve konteynerlerle yolu kapatma eylemini TCK m.179/1 (trafik güvenliğini tehlikeye düşürme) kapsamında değerlendirerek örgüt adına suç işlemekten ceza vermiştir. Yargıtay, mahkemenin sübutuna karar verdiği eylemin (yolu kapatma) TCK m.179/1'deki suçu oluşturabileceğini ancak bu suçtan açılmış bir dava bulunmadığını belirterek CMK m.225'e muhalefet edildiğine hükmetmiştir. Bu karar, mahkemenin fiilin hukuki niteliğini değiştirebilme yetkisinin (CMK m.225/2), hakkında dava açılmamış tamamen farklı bir suç tipine (burada trafik güvenliğini tehlikeye düşürme) doğru genişletilemeyeceğini göstermektedir. İddianamede unsurları anlatılmayan ve sevk maddesi olarak gösterilmeyen bir suçtan, sırf fiil benzerliği veya olayın gelişimindeki bir unsur nedeniyle hüküm kurulamaz. Eğer savcılık trafik güvenliğini tehlikeye düşürme suçundan da dava açmak isteseydi, bunu iddianamede açıkça belirtmeliydi. Mahkeme, ancak iddianamede unsurları gösterilen suç veya suçlar hakkında karar verebilir.