Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2014/5027 E., 2018/968 K. sayılı kararında, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan dava açıldığı halde, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan da karar verilmesi neden CMK m.225'e aykırı bulunmuştur? 'Bir suçun işlenmesi anlatılırken başka bir suçtan bahsedilmesinin o suçtan açılmış bir davanın bulunduğunu göstermeyeceği' ilkesi bu kararda nasıl bir rol oynamıştır?
Yargıtay 6. CD'nin 2014/5027 E., 2018/968 K. sayılı kararında, iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kamu davası açıldığı, ancak bu suçtan bağımsız olarak banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan CMK m.170'e uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı belirtilmiştir. Yağma suçunun işlenişi anlatılırken, kredi kartının alınması ve şifresinin öğrenilip ATM'den para çekilmesi gibi eylemlerden bahsedilmiş olsa da, bu durumun ayrıca ve bağımsız bir suç olan 'banka veya kredi kartının kötüye kullanılması' suçundan dava açıldığı anlamına gelmeyeceği vurgulanmıştır. Yargıtay, 'bir suçun işlenmesi anlatılırken başka bir suçtan bahsedilmesinin o suçtan açılmış bir davanın bulunduğunu göstermeyeceği' ilkesine atıf yapmıştır. Dolayısıyla, mahkemenin, hakkında ayrıca dava açılmayan banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan da (ek savunma ile yetinilerek) karar vermesi, CMK m.225/1 uyarınca açılan kamu davasının sınırları dışına çıkılması anlamına geldiğinden hukuka aykırı bulunmuştur. Yağma suçu zaten bu eylemleri (kartın alınması ve kullanılması) içerebileceği için, ayrıca dava açılmamışsa bu suçtan hüküm kurulamaz.