CMK Madde 225'in gerekçesinde yer alan 'Mahkeme aynı fiili başka suretle yorumlayabilir.' ifadesi ile 'Mahkeme dava edilmeyen bir fiil hakkında kendiliğinden yargılama yapamaz' ifadesi arasında nasıl bir denge kurulmaktadır? Bu denge, sanığın savunma hakkı açısından ne gibi güvencelerle desteklenmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156422

CMK m.225'in gerekçesindeki bu iki ifade, mahkemenin yetkisinin sınırlarını ve serbestisini belirler. 'Mahkeme dava edilmeyen bir fiil hakkında kendiliğinden yargılama yapamaz' ifadesi, CMK m.225/1'in temelini oluşturan 'davasız yargılama olmaz' ve 'yargılamanın sınırlılığı' ilkelerini vurgular. Yani, mahkeme, iddianamede anlatılmayan bir maddi olaydan (fiilden) dolayı hüküm kuramaz. Diğer yandan, 'Mahkeme aynı fiili başka suretle yorumlayabilir' ifadesi ise CMK m.225/2'de belirtilen, mahkemenin fiilin hukuki nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı olmaması serbestisine işaret eder. Bu iki ilke arasındaki denge şudur: Mahkeme, iddianamede anlatılan maddi fiilin dışına çıkamaz, ancak bu maddi fiilin hangi suçu oluşturduğu konusunda savcılığın veya savunmanın yaptığı hukuki nitelemeden farklı bir sonuca varabilir. Bu denge, sanığın savunma hakkı açısından CMK m.226'da öngörülen 'ek savunma hakkı' ile güvence altına alınır. Eğer mahkeme, fiilin hukuki niteliğini sanığın aleyhine olacak şekilde veya daha farklı bir suç tipi olarak değiştiriyorsa, sanığa bu yeni duruma karşı savunmasını hazırlaması ve yapması için ek savunma hakkı tanımak zorundadır. Böylece hem mahkemenin hukuki değerlendirme serbestisi korunur hem de sanığın adil yargılanma ve savunma hakkı güvence altına alınmış olur.