İddianamede sanığın eylemi, TCK m. 241 (Tefecilik) olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, yargılama sırasında sanığın eyleminin TCK m. 157 (Dolandırıcılık) suçunu oluşturduğunu tespit ederse, bu nitelendirme değişikliği için ek savunma hakkı (CMK m. 226) gerekir mi?
Evet, gerekir. Tefecilik ve dolandırıcılık, unsurları ve korudukları hukuki değerler açısından birbirinden tamamen farklı suçlardır. Tefecilik, kazanç elde etme amacıyla başkasına ödünç para verme fiilini cezalandırırken; dolandırıcılık, hileli davranışlarla birini aldatıp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlama fiilini cezalandırır. Bu iki suçun savunma stratejileri de tamamen farklıdır. Birinde faiz oranları, ödünç verme fiili tartışılırken, diğerinde hile, aldatma ve irade sakatlığı tartışılır. Suçun hukuki niteliğindeki bu temel değişiklik, sanığın yeni suçlamaya karşı kendini savunabilmesi için CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesini zorunlu kılar.