CMK m. 225(2) uyarınca mahkemenin fiili yeniden nitelemesi, zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasını nasıl etkiler?
Zamanaşımı, sanığın eylemine uyan suç tipi için kanunda öngörülen cezaya göre hesaplanır. Mahkeme, fiili yeniden nitelediğinde, zamanaşımı süresi de bu yeni nitelendirmeye göre hesaplanır. Örneğin, iddianamede 'basit tehdit' (TCK m. 106/1) olarak nitelenen ve daha kısa bir zamanaşımı süresine tabi olan bir eylemin, mahkemece 'silahlı tehdit' (TCK m. 106/2) olarak yeniden nitelendirilmesi, daha ağır ceza öngördüğü için, daha uzun bir zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir. Tersi durumda, yani daha ağır bir suçtan daha hafif bir suça nitelendirme yapıldığında, daha kısa olan zamanaşımı süresi uygulanır ve bu durum davanın zamanaşımından düşmesi sonucunu doğurabilir. Mahkeme, zamanaşımını hesaplarken, savcının nitelendirmesine değil, kendi ulaştığı hukuki sonuca göre hareket eder.