İddianamede sanığın eylemi, TCK m. 213 (Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit) olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, eylemin bu suçu değil, TCK m. 106'daki genel tehdit suçunu oluşturduğuna kanaat getirmiştir. Bu durumda sanığa ek savunma hakkı vermesi gerekir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156332

Genellikle gerekmez. Çünkü TCK m. 106'daki genel tehdit suçu, TCK m. 213'teki özel ve daha ağır nitelikli tehdit suçuna göre daha lehe bir durumdur. Sanık, zaten daha ağır olan suçlamaya karşı savunmasını yapmıştır. Fiilin, daha az cezayı gerektiren, daha basit bir suç tipini oluşturduğunun kabul edilmesi, sanığın savunma hakkını kısıtlamaz. CMK m. 226, ek savunma hakkını genellikle sanık aleyhine olan değişiklikler (cezanın artırılması, daha ağır bir suç nitelendirmesi) için öngörmüştür. Lehe olan bu tür bir değişiklik için ek savunma hakkı verilmemesi, bir bozma nedeni oluşturmaz.