Bir mahkeme, sanığın mahkumiyetine karar verirken, gerekçesinde sadece 'iddianame, tanık beyanları ve bilirkişi raporu içeriğine göre sanığın suçu sabit görülmüştür' şeklinde bir ifade kullanmıştır. Bu gerekçenin CMK m. 230 açısından hukuki niteliği nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156299

Bu gerekçe, CMK m. 230'un aradığı şartları taşımayan, 'yok hükmünde' bir gerekçedir. Mahkeme, sadece delillerin adını saymakla yetinmiştir. Gerekçelendirme, delillerin içeriğinin ne olduğunu, bu içeriklerin birbiriyle nasıl örtüştüğünü veya çeliştiğini, mahkemenin bu delillerden nasıl bir sonuç çıkardığını ve bu sonucun suçun unsurlarını nasıl oluşturduğunu açıklama sanatıdır. Verilen örnekteki ifade, hiçbir tartışma ve değerlendirme içermediği için, kararın neden verildiğini açıklamaz. Bu, gerekçesizlik halinin tipik bir örneğidir ve Yargıtay tarafından mutlak bozma nedeni olarak kabul edilir.