CMK m. 90(2)'de geçen 'tutuklama kararı... düzenlenmesini gerektiren hal' ifadesi, Anayasa m. 19'daki 'Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler...' ifadesiyle nasıl bir paralellik gösterir?
İki ifade arasında doğrudan bir paralellik ve neden-sonuç ilişkisi vardır. Anayasa m. 19, tutuklamanın temel anayasal şartını, yani 'suçluluğu hakkında kuvvetli belirti'nin varlığını ortaya koyar. CMK m. 100, bu anayasal ilkeyi somutlaştırarak tutuklama için 'kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması'nı arar. CMK m. 90(2) ise, bu şartların (yani kuvvetli şüphe ve tutuklama nedeninin) var olduğu, ancak aciliyet nedeniyle henüz bir hakimden tutuklama kararı alınamadığı durumlarda, bu karara zemin hazırlamak üzere kolluğa yakalama yetkisi verir. Yani, CMK m. 90(2)'nin uygulanabilmesi için, Anayasa m. 19 ve CMK m. 100'de aranan 'kuvvetli şüphe' standardının yakalama anında mevcut olması gerekir.