Bir sanığın evinde yapılan CMK m. 134 aramasında, bilgisayarında bulunan ve suçla ilgili olduğu düşünülen bir metin belgesi, arama tutanağına sadece 'suç içerikli belge' olarak geçirilmiştir. Belgenin içeriği veya bir çıktısı tutanağa eklenmemiştir. Bu durumun delilin ispat gücüne etkisi nedir?
Bu durum, delilin ispat gücünü ciddi şekilde zayıflatır ve hukuka uygunluğunu tartışmalı hale getirir. CMK m. 134(5), kopyası alınan verilerin 'kağıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır' der. Bu yapılmasa bile, en azından belgenin içeriğinin ne olduğu, hangi suçla ilgili olduğu ve temel özellikleri tutanakta belirtilmelidir. Sadece 'suç içerikli belge' gibi soyut ve sübjektif bir ifade, belgenin ne olduğunun, sonradan değiştirilip değiştirilmediğinin denetlenmesini imkansız kılar. Savunma tarafı, dosyaya sonradan eklenen bir belgenin, arama sırasında bulunan belge olmadığını iddia edebilir. Bu usul eksikliği, delilin güvenilirliğini sarstığı için, mahkemenin bu delile dayanarak mahkumiyet hükmü kurmasını zorlaştırır.