Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti, tek başına silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet için yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, CMK m. 230'daki gerekçelendirme yükümlülüğü açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156250

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir kişinin, FETÖ/PDY'nin münhasıran örgüt mensuplarının kullanımı için oluşturduğu ByLock iletişim sistemini, örgüt talimatıyla ve gizliliği sağlama amacıyla kullandığının, her türlü şüpheden uzak, kesin ve teknik verilerle tespiti, tek başına kişinin örgütle olan organik bağını ve dolayısıyla örgüt üyeliğini kanıtlayan 'belirleyici' bir delildir. Mahkemenin, CMK m. 230 uyarınca gerekçesinde, ByLock tespitine ilişkin teknik verilerin (CGNAT kayıtları, user ID, IP logları vb.) dosyaya nasıl geldiğini, bu verilerin güvenilirliğini ve sanığın bu programı örgütsel amaçla kullandığına dair ulaştığı kanaati somut bir şekilde açıklaması gerekir. Sadece 'ByLock kullanıcısıdır' demek yeterli bir gerekçe değildir; delilin niteliğinin ve ispat gücünün tartışılması gerekir. (Bkz: Yargıtay 16. CD 2017/3296 E., 2018/605 K. Karşı Oyu ve çoğunluk görüşü.)