Bir mahkeme kararının gerekçesinde, sanığın TCK m. 58 uyarınca tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamının hangisi olduğu açıkça gösterilmemiştir. Yargıtay bu durumu bozma nedeni saymayıp 'infazda gözetilmesi mümkündür' diyerek onama kararı verebilir mi? Bu yaklaşımın eleştirel bir değerlendirmesini yapınız.
Evet, Yargıtay uygulamada sıkça bu yönde karar vermektedir (Bkz: Yargıtay 6. CD 2015/2726 E., 2018/5076 K.). Bu yaklaşımın pratik bir gerekçesi, yargılamaları uzatmamaktır. Yargıtay, bu eksikliğin infaz savcılığı tarafından sanığın adli sicil kaydı incelenerek giderilebileceğini düşünmektedir. Ancak bu yaklaşım, hukuki açıdan eleştiriye açıktır. Çünkü; 1) CMK m. 230, hükmün dayanaklarının gerekçede gösterilmesini emreder. Tekerrüre esas ilam da bir dayanaktır ve bu eksiklik, kararı gerekçe yönünden sakatlar. 2) Hükmün, infazda yoruma veya araştırmaya yer bırakmayacak şekilde açık ve kendi içinde yeterli olması gerekir. İnfaz savcılığını yorum yapmaya veya eksikliği gidermeye zorlamak, hükmün belirliliği ilkesine aykırıdır. 3) Birden fazla tekerrüre esas ilam olması durumunda, infazda karışıklık ve hata yaşanma riski vardır. Dolayısıyla, pratik nedenlerle benimsenen bu yaklaşım, aslında gerekçeli karar ve hukuki belirlilik ilkelerini zedeleyici bir nitelik taşımaktadır.