Bir sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen ve bir suç örgütüne ait olduğu iddia edilen örgütsel dokümanlar, sanığın bu örgüte üye olduğunun tek başına kanıtı olabilir mi? Mahkeme, bu delili gerekçesinde nasıl tartışmalıdır?
Tek başına kanıtı olmayabilir. Örgüt üyeliği, sadece bir delille değil, kişinin örgütle olan organik bağını, eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğu gösteren bir dizi delilin bir bütün olarak değerlendirilmesiyle ispatlanabilir. Evde örgütsel doküman bulunması, çok kuvvetli bir emaredir, ancak tek başına üyeliği ispat için yeterli olmayabilir. Sanık, bu dokümanların nasıl oraya geldiğini (bir başkası tarafından bırakılmış olabileceği, eski tarihli olduğu vb.) açıklayabilir. Mahkeme, gerekçesinde (CMK m. 230), bu dokümanların içeriğini, sanığın bu dokümanlarla olan ilişkisini (kendisi mi yazmış, okumuş mu, saklamış mı), sanığın diğer faaliyetlerini (toplantılara katılma, HTS kayıtları, tanık beyanları vb.) bir bütün olarak değerlendirmeli ve bu dokümanların, sanığın örgütle organik bağını ve üyelik kastını gösterip göstermediğini tartışmalıdır. Sadece 'evinde doküman bulundu' demek, yetersiz bir gerekçedir. (Bkz: Yargıtay 16. CD 2016/7025 E., 2017/3769 K.)