CMK m. 90(2) uyarınca kolluğun yakalama yetkisini kullanabilmesi için 'tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren' hallerin varlığı aranır. Bu şartın varlığını kim, ne zaman ve nasıl takdir edecektir?
Bu şartın varlığını, ilk anda, olayın sıcaklığı içinde, yakalama işlemini yapan kolluk görevlisi takdir edecektir. Kolluk görevlisi, mesleki tecrübesi ve o andaki bilgilere dayanarak, karşılaştığı durumun, sonrasında bir savcı veya hakim tarafından tutuklama veya yakalama emri kararı verilebilecek nitelikte bir suç olup olmadığını değerlendirir. Ancak bu, nihai bir takdir değildir. Bu takdirin hukuka uygunluğu, sonradan denetlenir. Yakalama sonrası durum derhal Cumhuriyet savcısına bildirildiğinde, savcı bu takdiri denetler ve yakalamanın devam edip etmeyeceğine (gözaltı vb.) karar verir. Nihai denetim ise, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından yapılır. Mahkeme, kolluğun ilk andaki takdirinin hukuka ve olayın koşullarına uygun olup olmadığını değerlendirir ve haksız bir yakalama varsa bunun sonuçlarını (tazminat, delilin hukuka aykırılığı vb.) kararına yansıtır.