Bir sanığın bilgisayarında CMK m. 134 uyarınca yapılan aramada, suçla ilgili olduğu düşünülen belgeler, şifrelenmiş (encrypted) bir konteyner dosyasının içinde bulunmuştur. Sanık şifreyi vermeyi reddetmektedir. Bu durumda, sanığın şifreyi vermeye zorlanması, Anayasa m. 38/5'teki 'kendini suçlamama' (nemo tenetur se ipsum accusare) ayrıcalığına aykırı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156200

Evet, aykırıdır. Anayasa m. 38/5'teki 'Hiç kimse... kendisini... suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz' hükmü, sanığın sadece susma hakkını değil, aynı zamanda aktif olarak kendi aleyhine delil yaratmaya zorlanamamasını da kapsar. Bir şifre, sanığın zihnindeki bilgidir ve bu bilgiyi açıklamaya zorlamak, onu kendi aleyhine delil vermeye zorlamak anlamına gelir. Bu nedenle, sanık şifreyi vermeye zorlanamaz. Kolluk veya bilirkişiler, şifreyi teknik yöntemlerle (kaba kuvvet saldırısı vb.) kırmaya çalışabilirler. CMK m. 134(2), zaten bu ihtimale karşı, 'şifrenin çözülememesi' halinde cihaza el konulabileceğini düzenleyerek, sanığın zorlanamayacağını zımnen kabul etmiştir.