Mahkeme, gerekçeli kararında, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve sanık savunmasını ayrı ayrı özetledikten sonra, bu deliller arasında bir karşılaştırma ve tartışma yapmadan, 'delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın suçunun sabit olduğu' sonucuna varmıştır. CMK m. 230 açısından bu gerekçe yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156143

Hayır, yeterli değildir. CMK m. 230(1)(b), delillerin sadece sayılmasını veya özetlenmesini değil, 'tartışılmasını ve değerlendirilmesini' emreder. Bu, mahkemenin delilleri birbiriyle karşılaştırması, çelişkileri gidermesi, hangi delile hangi nedenle üstünlük tanıdığını açıklaması gerektiği anlamına gelir. Örneğin, tanık A'nın beyanı ile sanık savunması çelişiyorsa, mahkeme neden tanık A'nın beyanına itibar ettiğini (örneğin, beyanının diğer delillerle desteklenmesi, tutarlı olması vb.) gerekçesinde göstermelidir. Sadece delilleri art arda sıralayıp soyut bir 'bütün olarak değerlendirme' ifadesi kullanmak, kararın denetimini imkansız kılan bir gerekçesizlik halidir ve bozma nedenidir. (Bkz: YCGK 2019/1257 K.)