Bir soruşturmada kolluk, sanığın rızasıyla telefonunu alıp incelemiş ve suç unsuru içeren mesajları tespit etmiştir. Sanık, bu rızayı verdiğini mahkemede de kabul etmiştir. Bu durumda, CMK m. 134'e aykırı olarak karar alınmadan elde edilen bu delil geçerli sayılır mı?
Hayır, geçerli sayılmaz. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2020/12500 E., 2021/12899 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, CMK m. 134'te öngörülen hakim kararı (veya istisnai hallerde savcı emri) zorunluluğu, temel hak ve özgürlükleri koruyan, kamu düzenine ilişkin emredici bir kuraldır. Bu kuralın ihlali, sanığın veya şüphelinin sonradan vereceği rıza veya ikrar ile meşru hale getirilemez. Danıştay'ın da Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'ndeki 'ilgilinin rızası' ibaresini iptal etmesi, bu prensibi desteklemektedir. Temel haklara yönelik bu tür ağır müdahaleler, ancak kanunun açıkça öngördüğü usul ve güvencelerle yapılabilir. Rıza, bu güvencelerin yerine geçemez. Dolayısıyla, bu şekilde elde edilen delil hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz.