Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan bir davada, iddianamede sanığın eylemi 'mağduru odaya kilitlemek' olarak anlatılmıştır. Mahkeme, hükmünde ise sanığın eylemini 'mağduru tehdit ederek ve zor kullanarak evden ayrılmasına engel olmak' şeklinde kabul etmiştir. Bu durum, CMK m. 225'e aykırılık teşkil eder mi?
Hayır, teşkil etmez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/2457 E., 2024/8488 K. sayılı kararında da benzer bir durum değerlendirilmiştir. CMK m. 225, mahkemeyi iddianamedeki 'fiil' ile bağlar. 'Odaya kilitlemek' ile 'zor kullanarak evden ayrılmasına engel olmak' eylemleri, aynı hukuki sonuca, yani kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna vücut veren, birbirine yakın ve aynı amaca yönelik fiillerdir. Burada fiilin özü değişmemekte, sadece gerçekleştirilme biçiminin detayında bir farklılık bulunmaktadır. Sanık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma iddiasına karşı savunmasını yapmıştır. Mahkemenin, yargılama sonunda fiilin işleniş şeklini bu şekilde tespit etmesi, iddianamenin dışına çıkmak anlamına gelmez. Eğer fiil tamamen değişseydi (örneğin, hürriyeti yoksun kılma yerine dolandırıcılık olsaydı) o zaman CMK m. 225'e aykırılık oluşurdu.