Kolluk, kimlik kontrolü sırasında bir kişinin 'tedirgin ve huzursuz hareketleri' nedeniyle şüphelenerek üzerinde yoklama yapar ve uyuşturucu madde ele geçirir. Bu arama hukuka uygun mudur? Yargıtay'ın 'suçüstü hali' kavramını bu tür durumlarda nasıl yorumladığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156128

Tek başına 'tedirgin ve huzursuz hareketler' gibi sübjektif bir gözlem, PVSK m. 4/A'da aranan 'makul şüphe' için yeterli değildir ve bu gerekçeyle yapılan arama hukuka aykırıdır. Ancak Yargıtay, özellikle Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/2925 E. sayılı kararında olduğu gibi, bu tür şüpheli hareketlere ek olarak somut bir 'istihbari bilgi'nin varlığı durumunda, kolluğun kişiyi durdurmasını ve üzerinde yoklama yapmasını hukuka uygun kabul etmektedir. Bu durumda, istihbari bilgi ve şüpheli hareketlerin birleşmesiyle 'suçüstü hali'nin koşullarının oluştuğu kabul edilmektedir. Yani, kolluk görevlileri işlenmekte olan bir suçla (uyuşturucu madde satışı/bulundurma) karşılaşmış sayılmakta ve CMK m. 90/4 ile PVSK Ek m. 6'nın verdiği yetkiyle, karar alınmasına gerek olmaksızın, delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla üst araması yapabilmektedirler. Önemli olan, şüphenin soyut değil, somut olgulara dayanmasıdır.