Bir sanığın suçu ikrar etmesi, tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil midir? Özellikle, ikrarın dayandığı maddi delillerin (örneğin arama sonucu ele geçen eşya) hukuka aykırı olduğu tespit edilirse, bu ikrarın hukuki değeri ne olur?
Hayır, ikrar tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır ve ikrar, bu gerçeğe ulaşmada bir araçtır. Hakimin, ikrarın özgür iradeye dayanıp dayanmadığını ve maddi olaylarla uyuşup uyuşmadığını denetlemesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.11.2014 tarihli kararında da (19. CD Muhalefet Şerhinde atıf yapılan) belirtildiği gibi, eğer ikrarın dayandığı maddi deliller hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmişse, bu deliller hükme esas alınamaz. Hukuka aykırı delillerin dışlanması durumunda, geriye sadece soyut bir ikrar kalıyorsa ve bu ikrar başka hiçbir yan delille desteklenmiyorsa, bu ikrara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Aksi takdirde, delil yasakları dolanılmış olur. Hukuka aykırı delilin sanığın önüne konulmasıyla alınan ikrarın, özgür irade ürünü olduğu da tartışmalı hale gelir.