Bir mahkeme kararının gerekçesinde, sanığın eylemi sabit görüldükten sonra, ceza tayin edilirken TCK m. 61 ve 62'deki sıra ve esaslara uyulmamıştır. Örneğin, önce takdiri indirim (m. 62) yapılıp sonra zincirleme suç artırımı (m. 43) uygulanmıştır. Bu durum CMK m. 230(1)(c) açısından bir bozma nedeni midir?
Evet, bu durum CMK m. 230(1)(c)'ye aykırılık teşkil eder ve bir bozma nedenidir. Anılan madde, mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, 'Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi' gerektiğini açıkça belirtmiştir. TCK m. 61'e göre, önce temel ceza belirlenir, ardından sırasıyla olası kast, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik gibi artırım ve indirim nedenleri uygulanır. TCK m. 62'de düzenlenen takdiri indirim ise, tüm bu hesaplamalar yapıldıktan sonra ortaya çıkan sonuç ceza üzerinden en son uygulanacak olan indirim nedenidir. Bu sıraya uyulmaması, hem cezanın miktarını doğrudan etkileyen bir hesaplama hatasıdır hem de kanunun emredici hükmüne aykırılık teşkil eden bir usul hatasıdır. Yargıtay, bu tür sıralama hatalarını bozma nedeni olarak kabul etmektedir.