Bir kişinin, 2559 sayılı PVSK m. 4/A'ya dayanılarak 'makul şüphe' üzerine durdurulması ve bu sırada yapılan kaba üst aramasında suç delili ele geçirilmesi durumunda, bu işlemin hukuka uygunluğu için 'makul şüphe'nin somut emarelere dayanması zorunluluğunu Yargıtay içtihatları çerçevesinde açıklayınız. Soyut bir 'tedrgin ve huzursuz hareketler' gözlemi yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156116

Yargıtay, özellikle YCGK'nın 2016/10-57 E. sayılı kararından sonra, durdurma ve kaba üst araması için 'makul şüphe'nin somut emarelere dayanması gerektiğini vurgulamaktadır. 'Makul şüphe', kolluk görevlisinin mesleki tecrübesiyle birlikte, dış dünyaya yansıyan, objektif olarak gözlemlenebilen ve o kişinin bir suç işlediği veya işleyeceği ya da tehlikeli bir eşya taşıdığı yönünde sıradan bir kişide de makul bir kanaat uyandıracak olguların varlığını gerektirir. Sadece 'tedirgin ve huzursuz hareketler' gibi soyut, sübjektif ve denetime elverişli olmayan gözlemler, tek başına 'makul şüphe' için yeterli kabul edilmemektedir. Ancak bu tür davranışlar, somut başka emarelerle (örneğin, polisten kaçmaya çalışma, bilinen bir suç bölgesinde gece vakti şüpheli bekleme, elindeki bir şeyi atma veya saklamaya çalışma gibi) birleştiğinde makul şüphe oluşabilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/2925 E. sayılı kararında, istihbari bilgiye ek olarak sanığın şüpheli hareketleri üzerine durdurulması ve üst yoklaması yapılması hukuka uygun bulunmuştur. Dolayısıyla, soyut şüphe yeterli değil, somut olgularla desteklenmiş bir şüphe gereklidir.