İddianamede, bir kamu görevlisinin 'görevi kötüye kullanma' suçunu işlediği anlatılmış, ancak sevk maddesi olarak TCK'nın 'resmi belgede sahtecilik' suçuna ilişkin maddesi gösterilmiştir. Mahkeme bu durumda nasıl hareket etmelidir? İddianamedeki anlatım ile sevk maddesi arasındaki çelişki, davanın sıhhatini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156115

Bu durumda mahkemenin esas alması gereken, iddianamede anlatılan 'fiil'dir. CMK m. 225 uyarınca mahkeme, iddianamedeki fiil ile bağlıdır, ancak hukuki nitelendirme (sevk maddesi) ile bağlı değildir. İddianamedeki anlatım açıkça 'görevi kötüye kullanma' suçunun unsurlarını içeriyor ve 'sahtecilik' suçunun maddi unsurlarına (örneğin, gerçeğe aykırı bir belge düzenleme) yer vermiyorsa, mahkeme yargılamayı 'görevi kötüye kullanma' suçu üzerinden yürütmelidir. Sevk maddesindeki hata, tek başına davanın konusunu değiştirmez. Mahkeme, bu çelişkiyi duruşmada açıklığa kavuşturmalı ve sanığa, yargılamanın iddianamedeki fiil olan 'görevi kötüye kullanma' suçu üzerinden devam edeceğini belirterek savunmasını almalıdır. Eğer mahkeme, fiilin gerçekten de 'sahtecilik' olduğunu düşünüyorsa fakat bu fiil iddianamede anlatılmamışsa, bu suçtan hüküm kuramaz. Bu çelişki, CMK m. 174 uyarınca iddianamenin iadesini gerektirebilecek bir eksiklik olarak da değerlendirilebilir.