Kolluk, bir istihbari bilgiye dayanarak suç işlendiği şüphesiyle bir kişiyi durdurur. Bu durumda yapılacak arama 'önleme araması' mıdır, yoksa 'adli arama' mıdır? Bu ayrımın, arama kararını vermeye yetkili makam ve aramanın hukuka uygunluğu açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156112

Kolluk, belirli bir suçun işlendiğine dair bir istihbari bilgiye dayanarak hareket ediyorsa, bu durum artık genel ve soyut bir tehlikeyi önleme amacını aşmış, somut bir suç şüphesine dönüşmüştür. Bu nedenle yapılacak arama, bir 'adli arama' niteliğindedir. Önleme araması (PVSK m. 9), henüz somut bir suç şüphesi yokken, bir tehlikeyi önlemek amacıyla yapılır ve kararı kural olarak hakim, gecikmesinde sakınca olan hallerde mülki amir verir. Adli arama (CMK m. 116 vd.) ise, işlenmiş bir suçun delillerini veya failini bulmak amacıyla yapılır ve kararı kural olarak hakim, gecikmesinde sakınca olan hallerde Cumhuriyet savcısı, ona ulaşılamıyorsa kolluk amiri verir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/10-57 E., 2016/374 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, suç şüphesi ortaya çıktıktan sonra önleme araması kararına dayanılarak adli arama yapılamaz. Böyle bir arama hukuka aykırı olur ve elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu ayrım, arama kararının yetkili makamdan alınması ve delillerin hukuka uygunluğu açısından hayati öneme sahiptir.