Sanık hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan usulüne uygun bir iddianame ile dava açılmadığı halde, mahkemenin, sanığın eyleminin bu suçu oluşturduğundan bahisle 'görevsizlik kararı' vermesi, CMK m. 225 uyarınca kovuşturmanın sınırlarını genişletir mi?
Hayır, genişletmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/604 E., 2020/269 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde açıklanmıştır. Kovuşturma aşamasının sınırları, iddia makamının düzenlediği iddianame ile belirlenir. Mahkeme, iddianamede anlatılan fiilin dışına çıkamaz. Eğer iddianamede 'resmi belgede sahtecilik' suçunun unsurlarını oluşturan bir fiil anlatılmamış ve bu suçtan dava açma iradesi gösterilmemişse, mahkemenin 'görevsizlik kararı' vererek bu suçtan yargılama yapılmasını sağlaması mümkün değildir. Görevsizlik kararı, mevcut davanın sınırlarını genişleten veya yeni bir dava açan bir enstrüman değildir. Aksi durum, mahkemenin savcının yerine geçerek dava açması anlamına gelir ki bu, 'davasız yargılama olmaz' ve 'kuvvetler ayrılığı' ilkelerine aykırıdır.