Bir mahkeme, bozmadan sonra yaptığı yargılamada, CMK m. 230'a uygun yeni bir gerekçe oluşturmak yerine, bozulmakla hukuken ortadan kalkmış olan ilk kararına yollama yaparak hüküm kurmuştur. Bu durumun hukuki sonucu nedir ve Yargıtay bu tür bir kararı nasıl değerlendirir?
Bu durum, Anayasa'nın 141. ve CMK'nın 34, 230. maddelerine aykırı olarak 'gerekçesiz hüküm kurulması' anlamına gelir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/12878 E., 2018/12095 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay denetimine tabi olacak ve infaz edilecek olan hüküm, bozmadan sonra kurulan yeni hükümdür. Bozulan ilk karar, gerekçesiyle birlikte hukuken ortadan kalkmıştır. Mahkemenin, ortadan kalkan bir karara atıf yaparak hüküm kurması kabul edilemez. Mahkeme, iddia, savunma, delillerin tartışılması ve ulaşılan kanaati içeren yeni ve tam bir gerekçe oluşturmak zorundadır. Yargıtay, bu şekilde kurulan hükümleri 'gerekçesizlik' nedeniyle, esasına girmeden, CMK m. 289/1-g uyarınca mutlak bozma nedeni sayarak bozar.