İddianamede 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak nitelendirilen bir fiilin, mahkeme tarafından 'kasten yaralama' suçunu oluşturduğu kanaatine varılması halinde, bu durum CMK m. 225 ve m. 226'nın birlikte uygulanmasını nasıl gerektirir? Mahkemenin izlemesi gereken usuli adımlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156108

Bu durum, mahkemenin fiilin hukuki nitelendirmesinde serbest olmasının (CMK m. 225/2) tipik bir örneğidir. İddianamede anlatılan fiil (örneğin, bıçakla karın boşluğuna darbe vurma) değişmemektedir, sadece bu fiilin hukuki sonucu farklı yorumlanmaktadır. Ancak, suçun niteliğinin değişmesi, sanığın savunma hakkını doğrudan etkiler. 'Kasten yaralama', 'öldürmeye teşebbüs'e göre daha az cezayı gerektiren, farklı savunma stratejileri gerektiren bir suçtur. Bu nedenle, CMK m. 226 devreye girer. Mahkemenin izlemesi gereken adımlar şunlardır: 1) Duruşmada sanığa ve müdafiine, eylemin 'kasten yaralama' suçunu oluşturma ihtimali bulunduğunu bildirmelidir. 2) Bu yeni nitelendirmeye karşı savunmalarını hazırlamaları için 'ek savunma hakkı' tanımalıdır. 3) Gerekirse, ek savunma hazırlığı için süre vermelidir. 4) Bu usuli adımlar tamamlandıktan sonra, mahkeme 'kasten yaralama' suçundan mahkumiyet hükmü kurabilir. Bu adımlar izlenmeden karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve mutlak bozma nedenidir (CMK m. 289/1-h). (Bkz: Yargıtay CGK 2018/97 K.)