Mala zarar verme suçundan açılan bir davada, iddianamede sanığın eylemi katılana ait araca tekme atarak zarar verdiği şeklinde anlatılmış, ancak sevk maddesi olarak TCK'nın ilgili maddesi gösterilmemiştir. Bu durum, CMK m. 170 ve 225 açısından davanın geçerliliğini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156101

Bu durum, iddianamenin geçerliliğini ve davanın varlığını tartışmalı hale getirir. CMK m. 170, iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların ve mevcut delillerin açıklanmasını zorunlu kılar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/2343 E., 2019/13778 K. sayılı kararında benzer bir durumda, her ne kadar sevk maddesi tayin edilmiş olsa da anlatımın yetersizliği nedeniyle CMK m. 170'e uygun bir dava açılmadığına karar verilmiştir. Sorudaki durumda ise sevk maddesi de yoktur. İddianamede fiilin anlatılması esas olsa da, fiilin hangi suçu oluşturduğuna dair bir hukuki nitelendirmenin (sevk maddesinin) de bulunması, sanığın ne ile suçlandığını anlaması açısından önemlidir. Sadece fiilin anlatılıp, hangi suçtan ceza istendiğinin belirtilmemesi, iddianamenin CMK m. 174 uyarınca iadesini gerektirebilecek bir eksikliktir. Mahkeme, bu eksik iddianameye dayanarak yargılama yapıp hüküm kurarsa, bu hüküm 'açılmayan davadan hüküm kurulması' nedeniyle CMK m. 225'e aykırı olabilir ve bozma nedeni sayılabilir.