CMK m. 90(2) uyarınca kolluğun, 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' ve 'Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdirde' yakalama yetkisi vardır. Bu iki şartın somut bir olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetimi nasıl yapılır? Kolluğun bu yetkiyi keyfi kullanmasının önündeki hukuki güvenceler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156094

Bu iki şartın varlığı, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir ve sonradan mahkeme tarafından denetlenir. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hal', delillerin karartılması veya şüphelinin kaçma tehlikesi gibi acil bir durumun varlığını ifade eder. 'Başvurma olanağının bulunmaması' ise, fiili veya coğrafi imkansızlıkları (gece vakti, iletişim sorunları, ulaşımın zor olduğu bir yer vb.) kapsar. Kolluğun bu yetkiyi keyfi kullanmasının önündeki güvenceler şunlardır: 1) Yakalama işlemi ve gerekçeleri derhal tutanağa bağlanmalıdır. 2) Yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılması zorunludur (CMK m. 90/5). 3) Yakalamanın hukuka aykırılığı iddiası, hem soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi önünde hem de kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilir. Hukuka aykırı bir yakalama, hem ilgili memurlar açısından sorumluluk doğurur hem de bu yakalama sırasında elde edilen delillerin hukuka aykırılığı tartışmasını gündeme getirebilir.