CMK m. 134, dijital materyallerde arama için 'başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması' şartını aramaktadır. Bu şartın (ultima ratio - son çare ilkesi) uygulamadaki anlamı nedir? Bir soruşturmada hem fiziki deliller hem de dijital deliller mevcutken, bu şart nasıl yorumlanmalıdır?
CMK m. 134'teki 'başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması' şartı, bu koruma tedbirinin temel hak ve özgürlüklere (özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti) getirdiği ağır müdahale nedeniyle 'ikincillik (tali nitelik)' ilkesini ifade eder. Yani, soruşturma makamları, iddia edilen suçu ispatlamak için öncelikle daha az müdahaleci yöntemlerle delil toplamaya çalışmalıdır. Ancak bu, mutlak bir imkansızlık olarak anlaşılmamalıdır. Eğer dijital materyallerdeki veriler, suçun ispatı, niteliğinin aydınlatılması veya diğer faillerin tespiti için 'zorunlu' ve 'vazgeçilemez' bir nitelik taşıyorsa, başka fiziki deliller olsa dahi CMK m. 134'e başvurulabilir. Örneğin, bir cinayet soruşturmasında cinayet aleti bulunmuş olsa bile, planlamanın, azmettiricinin veya yardım edenlerin tespiti için şüphelinin bilgisayarındaki yazışmaların incelenmesi zorunlu olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/544 E., 2020/127 K. sayılı kararında bu tedbirin 'özel koşullara bağlı' ve 'ayrıksı ve istisnai' niteliği vurgulanmıştır.