CMK m. 134 uyarınca yapılan bir dijital materyal aramasının hukuka aykırı olduğu tespit edilirse (örneğin, hakim kararı olmadan yapılmışsa), bu arama sonucu elde edilen delillerin 'zehirli ağacın meyvesi' (fruit of the poisonous tree) doktrini çerçevesinde, bu delillere dayanılarak elde edilen ikincil delillerin (örneğin tanık beyanları) akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #156086

Türk ceza muhakemesi hukuku, hukuka aykırı delillerin mutlak olarak değerlendirme dışı bırakılmasını benimser (Anayasa m. 38/6, CMK m. 217/2). 'Zehirli ağacın meyvesi' doktrini, hukuka aykırı bir delilden yola çıkılarak elde edilen diğer delillerin de hukuka aykırı sayılmasını öngörür. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2020/12500 E., 2021/12899 K. sayılı kararında, hukuka aykırı telefon incelemesi sonucu ulaşılan tanıkların beyanlarının da hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir. Buna göre, hukuka aykırı bir CMK m. 134 aramasıyla ulaşılan bir bilgiyle kimliği tespit edilen bir tanığın beyanı veya ele geçirilen bir belgenin içeriği, kural olarak, hukuka aykırılığın bir uzantısı olarak kabul edilir ve hükme esas alınamaz. Bu durum, delil yasaklarının caydırıcılığını ve temel hakların korunmasını amaçlar.