Bir davada ıslah yoluna başvurulduğunda, ıslah nedeniyle geçersiz hale gelen bir tanık beyanının veya bilirkişi raporunun hukuki akıbeti ne olur?
Islah, yapıldığı andan itibaren ileriye dönük olarak hüküm ve sonuç doğuran bir usuli işlemdir. Islahla birlikte, davacı veya davalı, daha önce yaptığı bir usul işlemini (örneğin bir iddiayı, savunmayı veya talebi) değiştirdiğinde, bu değiştirilen işlemle ilgili olan önceki tüm usul işlemleri 'geçersiz' hale gelir. Dolayısıyla, ıslahla dayanılmaktan vazgeçilen bir vakıayı ispat için dinlenmiş bir tanığın beyanı veya alınmış bir bilirkişi raporu, artık dosyada delil olarak bir değer taşımaz ve hükme esas alınamaz. HMK m. 178 de, ıslah eden tarafın bu 'geçersiz hale gelen işlemler için yapılan yargılama giderlerini' karşılamasını öngörerek bu sonucu teyit etmektedir.