Metindeki 'terör suçu' makalesine göre, TCK m.314/4'ün (2024 değişikliği öncesi m.314/3) atıf yaptığı TCK m.220'nin infaz rejiminin uygulanması gerektiğini savunan görüş, TCK m.314'ü nasıl bir yapı olarak ele almaktadır? Yazar bu görüşe neden katılmamaktadır?
Bu görüş, TCK m.314'ü parçalı bir yapı olarak ele almaktadır. Buna göre, maddenin ilk iki fıkrası (örgüt kurma, yönetme, üyelik) doğrudan terör suçunu düzenlerken, atıf yapan fıkrası (eski 3. yeni 4. fıkra) kendi başına bir suç ve ceza tanımı yapmadığı için, atıf yaptığı TCK m.220'nin (suç işlemek amacıyla örgüt kurma) hem maddi hukuk hem de infaz rejimine tabi olmalıdır. Yazar bu görüşe katılmamaktadır çünkü TCK m.314'ü bir 'bütün' olarak ele almakta ve maddenin tamamının başlığının 'Silahlı örgüt' olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, 3713 sayılı Kanun m.3'ün TCK m.314'ü bir bütün olarak terör suçu saydığını, bu nedenle atıf hükmünün dahi terör suçları için öngörülen özel infaz rejiminden (3713 s. K. m.17) bağımsız düşünülemeyeceğini savunmaktadır.