'istanbul-sozlesmesi-nedir-olumlu-olumsuz-yanlari-nelerdir' metnine göre, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarında 'mağdurun beyanının esas alınması' ilkesi ne anlama gelmektedir ve bu durumun suiistimal edildiği eleştirisine karşı metinde nasıl bir denge vurgulanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #154787

Cevap: Metinde, bu ifadenin aslında 'şiddet mağdurunun beyanı' olduğu ve erkek mağdurlar için de geçerli olduğu belirtilmektedir. Bu ilke, 6284 sayılı Kanun uyarınca, mağduru yakın ve ciddi bir şiddet veya ölüm tehdidinden korumak amacıyla 'geçici' olarak verilen tedbir kararlarında (örneğin uzaklaştırma kararı) geçerlidir. Amacı, delil toplama sürecini beklemeden mağdurun can güvenliğini acilen sağlamaktır. Suiistimal eleştirisine karşı metinde şu denge vurgulanmaktadır: Bu tedbir bir mağduriyet yaratsa da, ihbarın ciddiye alınmaması durumunda ortaya çıkabilecek yaralanma veya can kaybı gibi sonuçların yaratacağı mağduriyetle kıyaslanamayacak kadar ağırdır. Ayrıca, aleyhine tedbir kararı verilen kişinin bu karara itiraz etme ve haksız olduğunu ispatlama hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla ilke, mutlak ve sınırsız değildir, geçici bir koruma sağlarken itiraz mekanizmasını da açık tutmaktadır.