Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 13.02.2018 tarihli kararında (Esas: 2015/1932 Karar: 2018/1069) 'ikrarın tek başına kesin kanıt kabul edilemez' ilkesi nasıl vurgulanmıştır? Ayrıca yağma olaylarında hangi delillerin önemi belirtilmiştir?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin kararında, sanık ikrarının bir delil olduğu ancak tek başına kesin kanıt kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Bir kimsenin çeşitli nedenlerle ikrarda bulunması mümkün olduğundan, yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerektiği vurgulanmıştır. İkrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanarak hiçbir zaman mahkumiyet kararı verilemez. Yağma olaylarında ise tanık azlığı nedeniyle mağdurun beyanı ve teşhisinin önemli olduğu, mağdurun serbest iradeye dayalı, tutarlı ve süre gelen beyanının önde ve üstün nitelikte olduğu ifade edilmiştir. (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 13.02.2018 T. 2015/1932 E. 2018/1069 K. Sayılı karar)