Bir kamu görevlisinin eylemi ne zaman 'hizmet kusuru', ne zaman 'kişisel kusur' olarak nitelendirilir? Bu ayrımın tazminat davasındaki önemi nedir?
İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, bir kamu görevlisinin görev sırasında, hizmet araçlarını kullanarak yaptığı eylem ve işlemlerine ilişkin kişisel kusuru, kasti suç niteliği taşısa bile hizmet kusuru oluşturur ve bu nedenle açılacak davalar ancak idare aleyhine açılabilir. Kişisel kusurda ise, kamu görevlisinin eyleminde açıkça ve kolayca görevinden ayrılabilen tasarruf ve hatalar görülür. Burada kamu görevlisi zarar doğurucu eylemini kamusal görevin yerine getirilmesi saikiyle ancak salt kişisel kusuru ile işlemiştir. Kişisel kusura dayanan davaların inceleme yeri adli yargı olup, hasmı kişinin kendisidir. Bu ayrım, davanın idari yargıda mı (idare aleyhine) yoksa adli yargıda mı (kamu görevlisi aleyhine) açılacağını belirler. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/1355 Karar No: 2018/1553 K. Tarihi: 23.10.2018 kararı ve ilgili öğretisel açıklamalar)