Yargıtay'ın, üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etme hakkı (HMK 376) bağlamında 'hak düşürücü süre' ve 'aktif husumet ehliyeti' kavramlarına yaklaşımını 2015 tarihli 2. Hukuk Dairesi kararı (Esas: 2014/28164 Karar: 2015/875) üzerinden değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #154439

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2015 tarihli kararında yer alan muhalefet şerhine göre, yargılamanın iadesi yoluna kural olarak davanın tarafları veya halefleri başvurabilir. Taraflardan birinin alacaklılarının HMK 376'ya dayanarak başvurabilmeleri için, hüküm aleyhine olan tarafın alacaklılarına zarar vermek amacıyla davanın taraflarının anlaşarak hile ile o taraf aleyhine hüküm verilmiş olmasını sağlamış olmaları gerekir. Muhalefet şerhi, mahkemenin 'hak düşürücü süre' gerekçesiyle red kararı vermesinin, davacının 'aktif husumet ehliyeti'nin mevcut olduğu esasını zımnen kabul ettiğini belirtir. Ancak, muhalefet şerhi, eşlerin anlaşmasına dayalı boşanma kararının 'muvazaalı' olduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini isteme hakkının, muvazaanın akdi ilişkilerde söz konusu olması ve boşanmanın hakimin onayıyla gerçekleşmesi nedeniyle üçüncü bir kişi için mevcut olmadığını savunmuştur. Bu durumda, davanın 'aktif husumet ehliyetinin yokluğu' sebebiyle reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. (YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ Esas: 2014/28164 Karar: 2015/875 Tarih: 04.02.2015 - Muhalefet Şerhi)