Şantaj suçunda (TCK m. 107), tehdit edilen mağdur, failin istediği haksız çıkarı (örneğin parayı) verirse, suç tamamlanmış olur mu? Yoksa bu durum, 'gönüllü vazgeçme' veya 'etkin pişmanlık' kapsamında değerlendirilebilir mi?
Şantaj suçu, bir 'sırf hareket' suçudur. Suçun tamamlanması için, failin haksız bir çıkar sağlamaya veya mağduru yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamak amacıyla tehditte bulunması 'yeterlidir'. Mağdurun, bu tehdit üzerine istenen şeyi yapması veya parayı vermesi, suçun tamamlanması için bir şart değildir; bu, olsa olsa suçun neticesidir. Dolayısıyla, tehdit mağdura ulaştığı anda suç tamamlanmış olur. Bu aşamadan sonra failin parayı almaktan vazgeçmesi veya aldığı parayı iade etmesi, TCK'da şantaj suçu için özel bir düzenleme olmadığından, 'etkin pişmanlık' kapsamında değerlendirilemez ve cezasızlık veya indirim nedeni olmaz. Gönüllü vazgeçme ise, suçun icra hareketleri tamamlanmadan önce söz konusu olabileceğinden, tehdit mağdura ulaştıktan sonra artık mümkün değildir.