TCK m. 107/1'de düzenlenen şantaj suçunda, failin zorladığı 'haksız çıkar' ile TCK m. 148'de düzenlenen 'yağma' suçundaki 'yarar' arasında nitelik olarak bir fark var mıdır? Bir kişinin, borcunu ödemeyen mağdura cebir kullanarak zorla senet imzalatması hangi suçu oluşturur?
Nitelik olarak bir fark yoktur; her ikisi de hukuka aykırı olarak elde edilen bir menfaati ifade eder. Aralarındaki temel fark, suçun işleniş biçiminde kullanılan zorlama aracındadır. Yağma (gasp) suçunda (TCK m. 148), fail, bir malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya zorlamak için 'cebir veya tehdit' kullanır. Şantajda ise (TCK m. 107), genellikle daha dolaylı ve manevi nitelikte bir zorlama vardır ('sırrını açıklarım', 'seni şikayet ederim' gibi). Ancak, bir kişinin borcunu ödemeyen mağdura cebir veya hayata yönelik bir tehdit kullanarak zorla senet imzalatması, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, şantaj değil, 'nitelikli yağma' (TCK m. 149 - senedin yağması) suçunu oluşturur. Çünkü burada kullanılan zorlama aracı (cebir veya ağır tehdit) ve elde edilen yarar (borç senedi), doğrudan yağma suçunun unsurlarını karşılamaktadır.