TCK m. 239/1'de düzenlenen ticari sırrı açıklama suçu ile aynı kanunun 'sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme' (TCK m. 244/2) suçu arasındaki ilişki, tek bir fiille her iki suçun da işlenmesi durumunda nasıl çözülür? Yargıtay'ın 'bilişim sisteminden veri gönderme' eylemini hangi suç kapsamında değerlendirdiğini açıklayınız.
Bir bilgi işlem sorumlusunun, şirketin bilişim sistemine girerek ticari sır niteliğindeki verileri kendi e-postasına veya başka bir yere göndermesi fiili, hem TCK m. 244/2 (sistemdeki veriyi başka yere gönderme) hem de TCK m. 239 (ticari sırrı açıklama) suçlarının unsurlarını oluşturabilir. Bu durumda 'farklı neviden fikri içtima' (TCK m. 44) gündeme gelir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2022/10786 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda suçla korunan hukuki yarar, suçun konusu ve failin kastı bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Failin asıl amacı, sistemdeki veriyi göndermek suretiyle 'ticari sırrı ifşa etmek' ve bundan bir menfaat sağlamak olduğundan, eylem bir bütün olarak TCK m. 239'daki suçu oluşturur. Daha özel ve ağır olan bu suçtan ceza verilir, ayrıca TCK m. 244/2'den ceza verilmez. Yani, bilişim suçunun, ticari sırrı ifşa etme suçunun bir 'işleniş biçimi' olduğu kabul edilir.