Şantaj suçunda mağdurun, kendisine karşı işlenen bu suçu ispatlamak amacıyla failin sesini veya görüntüsünü gizlice kaydetmesi, TCK m. 133 (Konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması) veya m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) kapsamında ayrı bir suç oluşturur mu? Yargıtay'ın 'hukuka uygunluk nedeni' olarak kabul ettiği durum nedir?
Kural olarak bir kişinin konuşmasını veya görüntüsünü izni olmadan kaydetmek suçtur. Ancak Yargıtay, bu kurala önemli bir istisna getirmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/10205 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; kişinin, kendisine karşı işlenmekte olan ve başka türlü ispat etme imkanı bulunmayan bir suçu (şantaj, tehdit, hakaret, cinsel saldırı gibi) belgelemek ve yetkili makamlara sunarak hakkını korumak amacıyla yaptığı gizli kayıtlar, bir 'hukuka uygunluk nedeni' (meşru savunma veya hakkını koruma hali) kapsamında değerlendirilir. Bu durumda, kaydı yapan mağdurun hukuka aykırı hareket etme bilinci (kastı) yoktur ve bu eylemi suç oluşturmaz. Elde edilen bu kayıt, şantaj davasında 'hukuka uygun delil' olarak kabul edilir.