Ziynet eşyalarının iadesi davasında davacı kadın, düğün fotoğrafları ve tanık beyanlarıyla ziynetlerin varlığını ispatlamıştır. Davalı erkek ise 'bu ziynetleri düğün borçlarını ve evin kredisini ödemek için rızasıyla bozdurduk' savunmasını yapmıştır. Bu savunma karşısında ispat yükü kime aittir ve neyin ispatlanması gerekir?
Bu durumda ispat yükü davalı erkek eşe aittir. Kadın, ziynetlerin varlığını ispatladıktan sonra, erkek eş bu ziynetlerin kendisinin zilyetliğine geçtiğini ve harcandığını kabul etmektedir. Ancak bu yeterli değildir. Erkeğin, ziynetlerin kadından 'iade edilmemek üzere' alındığını, yani kendisine bağışlandığını veya kadının 'özgür rızası ve onayı ile' ortak harcamalar için bozdurulduğunu ve bu harcamaya rıza gösterdiğini ispatlaması gerekir. Kadının, ortak harcamalara katılma yükümlülüğü (TMK m. 186) onun kişisel malı olan ziynetleri bu amaçla harcamak zorunda olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla erkeğin, kadının bu harcamaya 'bağış' veya 'hibe' amacıyla rıza gösterdiğini açıkça kanıtlaması gerekir. Aksi halde ziynetleri iadeyle yükümlüdür. (Bkz. YHGK, E: 2017/2715, K: 2021/360)