HMK m. 414/5, iç tahkimde hakem heyetine, mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararını değiştirme veya kaldırma yetkisi tanırken, Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) m. 6'da neden böyle bir düzenlemeye yer verilmemiştir? Bu farkın arkasındaki kanun koyucunun amacı ne olabilir?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/4699 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu fark kanun koyucunun bilinçli bir tercihidir. Amaç, uluslararası tahkimin kendine özgü yapısını ve devletin yargı egemenliğini korumaktır. İç tahkimde, tüm süreç Türk hukuku ve Türk mahkemelerinin denetimi altındadır. Ancak uluslararası tahkimde, hakem heyeti genellikle yabancı unsurlar taşır ve kararlarının Türkiye'de doğrudan icra kabiliyeti yoktur (tanıma-tenfiz gerekir). Yabancı bir hakem heyetine bir Türk mahkemesinin kararını kaldırma yetkisi vermek, Türk yargı egemenliğine bir müdahale olarak görülebilir. Ayrıca, hakem heyetinin vereceği kaldırma kararının Türkiye'de nasıl icra edileceği de belirsizdir. Bu nedenle kanun koyucu, uluslararası tahkimde mahkemenin verdiği tedbirin, ancak hakem kararının kesinleşmesi veya davanın reddi gibi nihai durumlarla kendiliğinden sona ermesini düzenleyerek, yargı egemenliğini ve hukuki öngörülebilirliği sağlamayı amaçlamıştır.